Top News
Meme Kanserinden Korkmayın Korunun Machka da Uğurlu Hafta Sonu na Özel %50 İndirim Kış Aylarında Beslenme Nasıl Olmalı? Amin Maalouf un Eşi Andree Maalouf tan Yemek Kitabı

Meme Kanserinden Korkmayın Korunun

Erken tanı ile tedavi şansı yüksek olan meme kanserinde en önemli kural, kişini kendi meme yapısını tanıması ve riskini bilmesi olarak tanımlanıyor. “1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı”nda Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, meme kanseri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.Yaş ilerledikçe risk artıyorMeme kanseri; özellikle kadınlarda görülen, meme hücrelerinin anormal derecede çoğalması ve kontrolsüz büyümesi ile gelişebilen bir kanser türüdür. Yaş ilerledikçe meme kanser riski artmaktadır. Meme kanserinde en önemli risk faktörü kadın olmaktır. Özellikle kadınlık hormonu olarak da bilinen östrojene maruz kalınma sürenin uzun olması meme kanseri riskini artırmaktadır. 12 yaşından önce adet görme, 55 yaşından geç menopoza girme östrojen hormonuna maruz kalma süresini artırmaktadır. Hiç hamile kalmamış kişiler için de risk mevcuttur. Doğurganlık çağında doğum kontrol hapları kullanmak özellikle bu kullanımların 5 yılı geçmesi riski artırır. Menopoz sonrası şikayetlerini gidermek için uygulanan hormon tedavisinin içinde de östrojen hormonu bulunmaktadır. Bunun için bu hormonların da 5 yıldan fazla alınması meme kanseri gelişme riskini artırabilmektedir.Her 100 meme kanseri vakasından 1′i erkek Özellikle kadınlarda rastlanan meme kanseri nadir de olsa erkeklerde de kendini gösterebilmektedir. Yaklaşık olarak her 100 meme kanserinin 1′i erkeklerde görülmektedir. Kadınlardaki belirti ve bulgular ile aynı olmakla beraber; bu konunun farkında olunmaması nedeni ile erkeklerde meme kanseri genellikle ileri evrede tanı konulmaktadır.Fazla kilolar ve hareketsizliğe dikkat!Meme kanseri %5 oranında kalıtsal nedenlere dayanabilmektedir. Ailesinde, birinci dereceden akrabalarında meme kanseri olan kişiler risk altındadır. Bunun dışında alkol kullanmak, kilo fazlalığı, fiziksel aktivite yetersizliği meme kanser riskini artıran durumlardır. Küçük yaşlarda farklı nedenlerle özellikle göğüs bölümüne radyasyon alınması da meme kanseri olasılığını artırmaktadır. Meme de ele gelen bir kitle, hissedilen bir sertlik, derisinde meydana gelen değişiklikler, meme başında akıntı veya kaşıntı, kırmızı renk yaralar, memede şekil olarak büyüme, aşırı hassasiyet, kırmızılıkların ve iltihabi bir görüntünün olması meme kanserine işaret edebilmektedir.Kendinizi tanıyın riskinizi bilinMeme kanserinden korunmada ilk adım, kişinin meme yapısını tanıması ve risk faktörlerinin bilincinde olmasıdır. Ailesel bir risk olup olmadığı bilinmelidir. Eğer kişi bu tür bir ailesel risk taşıyorsa, kendi kendine meme muayenesini düzenli yapmalı ve rutin doktor kontrollerini ihmal etmemelidir. Herhangi bir risk faktörü taşımayan kadınlar 20 yaşından sonra kendi kendine muayenesi yapmaya başlamalıdır. Her iki meme kol altı dahil olmak üzere tüm kadranları ile değerlendirilmelidir. Adet görmeyen kadınlar ise her ay kendilerine bir gün belirlemeli ve o günlerde rutin kontrollerini yapmalıdırlar.Mamografi erken evrede tanı şansı sağlarMeme kanseri tedavisinde erken teşhis esastır; çünkü erken tanı ile başlayan tedavilerde başarı şansı oldukça yüksektir. Bunun için 20 yaşından sonra 3 yılda bir doktor kontrolü yapılmaya başlanmalıdır. 40 yaşından sonra ise yıllık doktor muayenesi ve yıllık mamografi tetkiki mutlaka yapılmalıdır. Mamografi çekilmesi de meme kanserinin erken evrede yakalanmasını sağlar. Yıllık olarak yapılması ile aşırı radyasyona maruz kalınmaz. Mamografi çekimi sırasında memeye uygulanan sıkıştırma işlemi de kanser gelişmesine yol açmamaktadır.Erken evrede yakalanan tedavide başarı şansı yüksekErken dönemde saptanan durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilmektedir. Daha ileri aşamalarda ise radyoterapi, kemoterapi gibi diğer tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. Erken dönemde çıkarılan tümör dokusunun daha sonra gelişme riski olmakla birlikte çok azdır. Bu tekrarı engellemek adına kemoterapi yardımcı amaçla kullanılmaktadır. Eğer tümör dokusu hormon duyarlı ise hormonoterapi uygulanmaktadır.Akıllı ilaçlar ile yaşam kalitesi artıyorSon yıllarda kullanılan akıllı ilaçlar ile direkt kanserli hücreler hedef alınmakta, sağlıklı hücrelere bir etki olmadığından yaşam kalitesi de artmaktadır. Her alanda olduğu gibi kanser tedavisinde de artık bireysel bir tedavi uygulanmaktadır. Kanser hücrelerini büyüten sinyalleri, değişiklikleri bilmek ve tanımak önemlidir. Bir kanser hücresinin nasıl çoğaldığını bildiği için artık çok daha etkin bir tedavi yapılabilmektedir. Kanserin kendisi hiç bir zaman saç kaybına yol açmaz. Tedavide kullanılan ilaçlar ve beyin ışınlaması gereken durumlarda radyoterapi nedeniyle saç dökülmesi görülebilir. Ancak meme kanseri tedavisinde giderek daha çok yaygınlaşan “akıllı ilaçlar” ile artık saç kaybını görülmemektedir.

Devamı →

Machka da Uğurlu Hafta Sonu na Özel %50 İndirim

MACHKA’DA Uğurlu HAFTA SONU’NA ÖZEL %50 İNDİRİM 2013/2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonunda 90′ların retro görünümü ile 50′lerin retro görünümlerini en estetik şekilde harmanlayan Machka, 4-6 Ekim tarihleri arasında Uğurlu Hafta Sonu’na özel yeni sezon ürünlerinde % 50 indirim fırsatı sunuyor. Minimal şıklık denince akla gelen ilk markalardan olan Machka, 2013/2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonundan seçili ürünlerde bu hafta sonuna özel %50 indirim ile sonbahara merhaba diyor. Düşük omuzlar ve omuz kıvrımlarını vurgulayan detaylarla omuzlara vurgu yapılan yeni sezon koleksiyonunda Machka, üste oturan panelli elbiseler, yakaları kristal boncuk ve taşlarla işlenmiş elbise ve pardesüler, kozayı andıran kabanların yanı sıra kabarık formlu, kutu etekler ile de her zamanki göz kamaştırıcılığını sürdürüyor. Yumuşak kaşmir trikolar ise Machka koleksiyonunun vazgeçilmezleri arasında bu sezon da yerini alıyor.Siz de sezonun ilk Uğurlu Hafta Sonu’na özel seçili ürünlerdeki %50 indirim fırsatını kaçırmak istemiyorsanız 4-6 Ekim tarihleri arasında Machka mağazalarını ziyaret edebilirsiniz.

Devamı →

Kış Aylarında Beslenme Nasıl Olmalı?

Kış aylarının gelmesiyle birlikte kapalı alanlarda yayılan nezle, grip, soğuk algınlığı bağışıklık sistemi zayıf olanları ve özellikle alerjik kişileri daha çok etkiliyor. Prof. Dr. Yonca Tabak gereksiz yere antibiyotik kullanımının vücuttaki yararlı bakterileri öldürdüğüne dikkat çekerek, hastalığı basit yöntemlerle atlatmanın mümkün olduğunu belirtiyor ve konuyla ilgili özellikle velilere ve de öğretmenlere önemli tavsiyelerde bulunuyor.Soğuk algınlığının yavaş seyreden bir hastalık olduğunu, boğaz ağrısı, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hafif öksürük belirtileriyle kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak, Grip enfeksiyonunun ise birkaç saat içinde aniden ortaya çıkan, yüksek ateş ile birlikte şiddetli baş ağrısı, tüm vücutta yaygın kas ağrısı ve de ağır halsizlik belirtileri ile seyreden bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Yonca Tabak, alerjisi olan kişilerin üst solunum yolu enfeksiyonu gibi kendini gösteren soğuk algınlığına daha çok yakalandıklarını ve bu durum karşısında gereksiz antibiyotik kullanmanın yerine özellikle beslenme ve basit uygulamalarla hastalığın önlenebileceğini belirtiyor.Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, bağışıklık sistemi ve sağlık için beslenmenin çok önemli olduğunu vurguluyor ve her öğünün ayrı ayrı önemine değinerek, ailelere ve öğretmenlere önemli tavsiyelerde bulunuyor.KahvaltıUzmanların en çok üzerinde durduğu ve günün en önemli öğünü olarak gösterilen kahvaltı için Çocuk Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr Yonca Tabak, ailelerin; çocuklarının sabahları birkaç lokma yemesi için, kakaolu fındık ezmesi, kakaolu Mısır gevreği gibi hızlı ve hazır gıdalar ile kahvaltı etmesine göz yumduğuna dikkat çekiyor. Bu gıdaların besleyici hiçbir değerinin olmadığını söyleyen Prof. Dr Yonca Tabak, özellikle alerjik çocuklarda midede reflüyü tetikleyen bu gıdaların, astıma neden olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Yonca Tabak, alerjik çocuklar için kakaolu hazır gıdalar yerine bol tahıllı ekmek, peynir, zeytin, yumurta, salatalık ve şekersiz marmelat gibi Vitamin yönünden zengin gıdalar ile beslenmenin çocukların bağışıklık sistemlerini güçlendireceğine vurgu yapıyor.Öğle YemeğiProf. Dr. Yonca Tabak, okullardaki öğle yemeklerinin; hamburger, patates, kola gibi hızlı ve hazır gıda ile yapılmamasına dikkatleri çekerek, et, sebze yemeği, salata ve meyveden oluşması gereken öğle yemeğinin, hazır gıdalı kantin alışkanlığının yerine geçmesi gerektiğini söylüyor. Çikolatanın reflüyü tetiklediğine dikkat çeken Prof. Dr. Yonca Tabak, özellikle sınıflarda ödül olarak çikolata verilmemesini önemle vurguluyor.Akşam YemeğiAkşam yemeklerinin de sabah ve öğlen kadar önemli olduğunu, reflünün önlenmesi için yatmadan en az 2 saat önce akşam yemeğinin yenmiş olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak, akşam yemeklerinde ağır yağda kızarmış gıdalar yerine, yağ oranı düşük hafif gıdalarla beslenmenin gecenin rahat geçmesi için önemli olduğunu söylüyor. Ayrıca, Prof Dr. Yonca Tabak, çikolatanın içeriğindeki kakaonun, midede asit salgısını arttırdığını ve reflüye neden olduğunu sürekli vurgulamak gerektiğini söyleyerek, gece saatlerinde kakaolu gıdanın özellikle kakaolu sütün içilmesinin önlenmesini tavsiye ediyor.

Devamı →

Amin Maalouf un Eşi Andree Maalouf tan Yemek Kitabı

“Lübnan mutfağı hem ün salmıştır hem de yeterince tanınmaz. Naçizane Beyrut’tan ya da bir köyden çıkmış bazı yemekler dünya çapındaki sayısız sofralarda yer bulduysa da Lübnan mutfağının tatlarındaki inceliği, esin kaynaklarındaki çeşitliliği yeterince yansıtmaz. Üstelik kimi zaman Lübnan mutfağına ilişkin budanmış, indirgeyici, yoksullaştırıcı bir imaj yaratılmasında rol oynar.” Bu alıntı, Andrée Maalouf ve Karim Haïdar’ın emek ve özenle hazırladıkları, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Dünden Bugüne Lübnan Mutfağı’nda yer alan kısa “Giriş”ten. Biri atalarının yeme içme zevk ve kültürünü öbürü iyi bir şefin olağanüstü becerilerini özümsemiş iki Lübnanlı arkadaş bu kitapta kendi yaratıcılıklarını da katarak beğenilir bir yemek dünyası yaratmışlar. Yukarıdaki alıntıda dillendirilen sakıncaları özveriyle işleyerek avantaj haline dönüştüren iki ustanın biraz da şahsî, ailevî hikâyelerini yansıtıyor bu yemekler.Doğu’nun Batı’daki etkili seslerinden Amin Maalouf da eşi Andrée Maalouf’un hazırladığı kitap için göçmenlik, gurbet ve yaşatılan yemek kültürü ekseninde yoğunlaşan özlü bir Önsöz kaleme almış. Burada, Lübnan yemeklerinin yalnız Fransa’da değil Doğu’dan Batı’ya dünyanın hemen her yerinde bilindiğini vurgulayan ünlü yazar, geleneğin yaratıcı bir uygulamayla yeniden sunulmasını çok önemsiyor.Dünden Bugüne Lübnan Mutfağı, Arap, Ermeni, Türk, Yunan, Hint dünyasından etkilerle var olmuş küçük bir Akdeniz ülkesinin kültür ve tabiat çeşitliliklerini de yansıtıyor. Zengin bir geleneğin harmanlandığı kolay bulunup rahat uygulanabilir malzemenin anlaşılır tariflerle sergilendiği bu kitapta fettuş/fette, tebbule, mütebbel, humus, mudabbara, müceddere, menâkiş, kibbe, şeyhülmahşî, bedfine, muluhiye, maklube, siyyadiye, haytayla, mamul, Osmaliye/Osmaniye gibi bizim de bazılarını az çok bildiğimiz yemekler, tatlılar birçok yararlı bilgi eşliğinde anlatılıyor.

Devamı →

Oyuncak Müzesi Çocukları Sevindirmeye Devam Ediyor

İstanbul Oyuncak Müzesi Hafta Sonu EtkinlikleriFaber-Castell ile Yetenekli Eller Atölye Çalışmasıİstanbul Oyuncak Müzesi’nde har ay farklı bir temanın işleneceği “Faber-Castell ile Yetenekli Eller Atölye Çalışması”nda, bu ay çocuklar en sevdikleri “Masal Kahramanları”nı birbirinden farklı malzemeleri kullanarak yaratma imkanı bulacaklar.”Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” Resim Çalışması ; Küçük katılımcılar, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in hikayesini dinledikten sonra hayallerinde canlandırdıkları masalı biraz oyun hamuru bolca boya ile kağıda çizecekler.Eğitmen: Belgin Füruzan KırıcıTarih: 5 Ekim CumartesiSaat: 11:00-13:00Yaş grubu: 4-8 YaşFaber -Castell’in katkıları ile gerçekleşen atölyelere katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.Etkinlikler,müze ziyaretçilerine ücretsizdir. İndirimli giriş ücreti 7 TL, tam giriş ücreti 10 TL’dir.Evvel Zaman İçinde – Tek Kişilik Müzikli Çocuk OyunuHayalbaz Oyun Atölyesi’nin hazırlayıp sunduğu “Evvel Zaman İçinde” adlı oyunda çocukluğumuzdan beri dinlediğimiz masallar, sürpriz dostlarla birlikte yavaşça canlanmaya başlayacak..Katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.Hazırlayan- Oynayan: Mehmet ErbilOyun Tarihleri: 5 Ekim CumartesiSaat: 13:30Yaş Grubu: 3 yaş ve üzeriÜcret: 20 TL.’dir.(Müze giriş ücreti dahildir.)Origami Sanat Atölyesi”Koşuşturmalı bir hayatta, sessiz bir alanda oturup ufak bir kağıt parçasını katlamak bile çocuğunuza denge ve huzuru getirecektir.. Sadece çocuğunuza biraz zaman ayırmayı ve bir kağıt parçası vermeyi unutmayın..’Origami nedir? Origami Japonlar’ın kağıt katlama sanatıdır.Ori’nin anlamı katlama, Kami’nin anlamı kağıt demektir. Origami “tekrarlanabilir eylemler yoluyla şematik öğrenme”nin bir örneğidir. Origami tüm beyni etkinleştiren, birçok akademik faydaları olan ve matematiksel kavramlarıpekiştiren bir faaliyettir. Sıralama, matematik/ mekânsal ilişki, geometrik şekiller (üçgen ,kare,dikdörtgen vb.) ve okuma bunlardan bazılarıdır.Küçük kağıt ustalarının zihinlerinde var olan tüm kavramları, kağıt parçalarının kıvrımlarıyla nasıl yarattıklarına inanamayacaksınız. Bu atölye çalışmasında DİNOZOR’Lara yeniden hayat vermeye ne dersiniz?Katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.Eğitmen: Gökçen AtamgüçTarih: 6 Ekim PazarSaat: 11:00-12:30Yaş Grubu: 4-9 yaş (aile ile birlikte)Etkinlik Ücreti: 30 TL (Müze giriş ücreti dahildir)Kırmızı Burnun Yolculuğu- Mim Gösterisi Kırmızı burnunu kaybeden bir Palyaço, kayıp burnunu ararken kendini bir anda bir tiyatro sahnesinde, seyirci karşısında bulur ve komik olaylar birbirini takip eder. Sizi, şaşkın palyaço ile beraber kırmızı burnunu aramaya İstanbul Oyuncak Müzesi’ne bekliyoruz.MİMİSTANBUL tarafından sergilenen gösteriye katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.Yazan- Yöneten-Kukla Tasarım: Mehmet ErbilMüzik : Melih Serhat SoyyiğitOyun Tarihleri: 6 Ekim PazarSaat : 14:00Yaş Grubu: 4 yaş ve üzeriÜcret: 20 TL.’dir.(Müze giriş ücreti dahildir.)Bez Bebek Yapım AtölyesiHer çocuğun sevdiği bir masalı, bir kahramanı ve bu masala uyarladığı kendi hikayesi vardır. Şimdi masallar, kahramanlar ve hikayeler çocukların kendi elleriyle tasarlayacakları bez bebeklere dönüşecek. Sizleri, yeni hikayeler ve yeni kahramanlar yaratmak üzere Banu Kurt’un eğitmenliğinde gerçekleşecek olan “Bez Bebek Tasarım Atölyesi”‘ne bekliyoruz.Her yaştan katılımcının kendi bebeğini tasarlayabileceği atölye çalışmasına katılmak için müzemizi arayıp rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.Eğitmen: Banu KurtTarih: 27 Ekim PazarSaat: 11:00-14:00Yaş Grubu: 5-8 yaş (aile ile)8 yaş ve üzeri tek başına katılabilir.Atölye Ücret: 50 TL’dir ( Müze giriş ücreti dahildir).Yasemin Sungur’la “Kitap ile Sohbet”Amacı kitaplara dokunmak, kitabın içinde yaşamak, paylaşmak ve aktarmak olan “Kitap ile Sohbet” atölyesinde okuduğumuz kitabın kahramanlarını tanıyıp, yerine geçip yaşamımıza yeni deneyimler katıyoruz.Okumayı seviyorsanız, okuduğunuz kitabın derinliklerine inmek istiyorsanız, okuduğunuz kitap hakkında konuşmak istiyorsanız, yazmayı seviyorsanız, yazmak yolculuğuna farklı bakış açılarını katmak istiyorsanız sizleri “Kitap ile Sohbet” atölyemize bekliyoruz.Her Salı 11:30-13:30 saatleri arasında İstanbul Oyuncak Müzesi’nin kafe alanında gerçekleşen atölyemize katılım için ayın kitabını öğrenmeniz yeterlidir.Etkinliğe katılım ücreti 25 TL’dir.Tahta Oyuncak Boyama AtölyesiBirbirinden farklı, sevimli şekillerden oluşan tahta oyuncaklar çocuklardan ve büyüklerden ilgi görüyor. Çocuklar kendi oyuncaklarını yaparken hem yaratıcılıklarını geliştiriyor, hem de çok eğleniyorlar. Gözetmenimiz tarafından yapılacak olan atölye çalışmasına grup olarak katılmadan önce randevu almanız gerekmektedir.Tahta Oyuncak Boyama, atölye alanında farklı bir etkinlik olmadığı sürece Cumartesi-Pazar günleri açık olacaktır. Etkinliğimizin saatlerini öğrenmek için İstanbul Oyuncak Müzesi’ni telefon ile arayarak bilgi alabilirsiniz.

Devamı →